Lafza-i Celâl “Allah” Ne Demektir? | Esmâü’l-Hüsnâ 1
Allah-u Teâlâ’nın zâtına mahsus ism-i şerifi olan lafza-i celâlin manası, tevhid inancındaki yeri ve Kur’an-ı Kerim’deki kullanımı.
Esmâü’l-Hüsnâ’yı Tanımaya Başlarken
Allah-u Teâlâ’yı (Celle Celâlühû) hakkıyla tanımaya gayret etmek, bir mümin için ilimlerin en şereflilerindendir. Kul, Rabbini Esmâü’l-Hüsnâ’sı ve yüce sıfatları vesilesiyle tanıdıkça O’na karşı muhabbeti, teslimiyeti, ümidi ve haşyeti derinleşir.
Esmâü’l-Hüsnâ, Cenâb-ı Hakk’ın en güzel isimleri demektir. Her bir ism-i şerif, Rabbimizin sonsuz kemalini ve yüceliğini idrak etmemize vesile olan ulvî manalar taşır. Ancak bu kutlu yolculuğun başlangıcında, bütün ilâhî isimlerin sahibini ifade eden lafza-i celâli tanımamız gerekir.
Lafza-i Celâl Nedir?
Allah lafza-i celâli; varlığı kendinden olan, eşi ve benzeri bulunmayan, bütün kemal sıfatlarıyla muttasıf ve her türlü noksanlıktan münezzeh bulunan Rabbimizin zâtına mahsus ism-i şerifidir.
Er-Rahmân ism-i şerifi Cenâb-ı Hakk’ın engin rahmetini, El-Alîm ism-i şerifi sonsuz ilmini ve El-Kadîr ism-i şerifi nihayetsiz kudretini bildirir. Lafza-i celâl ise bütün bu güzel isimlerin ve yüce sıfatların sahibi olan Allah-u Teâlâ’yı ifade eder.
Bu bakımdan lafza-i celâl, yalnızca belirli bir ilâhî sıfatı bildiren bir isim değildir. Bütün Esmâü’l-Hüsnâ’nın manalarını kendisinde toplayan ve doğrudan Zât-ı İlâhî’ye delâlet eden özel bir isimdir.
Allah Lafza-i Celâlinin Hususiyeti
Allah lafza-i celâli yalnızca Cenâb-ı Hakk’a mahsustur. İslam inancında başka hiçbir varlık bu ism-i şerifle isimlendirilemez. Lafza-i celâl çoğul hâle getirilmez ve yaratılmışlardan herhangi birine nispet edilmez.
Allah-u Teâlâ’nın güzel isimleri O’nun rahmet, kudret, ilim, hikmet, bağışlama ve adalet gibi yüce sıfatlarını anlamamıza vesile olur. Lafza-i celâl ise bütün bu isim ve sıfatların sahibini bildirir.
Kur’an-ı Kerim’de Lafza-i Celâl
Cenâb-ı Hak, Tâhâ suresinin 8. ayet-i kerimesinde kendisinden başka ilâh bulunmadığını ve en güzel isimlerin yalnızca kendisine ait olduğunu bildirmektedir:
“Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; en güzel isimler O’na aittir.”
Tâhâ Suresi, 20/8 — Diyanet İşleri Başkanlığı meali
Bu ayet-i kerime, tevhid hakikatini ve Esmâü’l-Hüsnâ’nın yalnızca Allah-u Teâlâ’ya ait olduğunu birlikte bildirmektedir.
A‘râf suresinin 180. ayet-i kerimesinde ise Rabbimize güzel isimleriyle dua etmemiz emredilmektedir:
“En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin.”
A‘râf Suresi, 7/180 — Diyanet İşleri Başkanlığı meali
Bu ilâhî emir, Esmâü’l-Hüsnâ’yı öğrenmenin yalnızca nazarî bir bilgi olmadığını göstermektedir. Mümin, Rabbini güzel isimleriyle tanır; O’na bu isimlerle niyaz eder ve hayatını bu marifet ışığında güzelleştirmeye gayret eder.
Lafza-i Celâl ve Tevhid İnancı
Lafza-i celâlin manasını idrak etmenin merkezinde tevhid inancı bulunur. Tevhid; Allah-u Teâlâ’nın varlığına, birliğine, eşi ve benzeri bulunmadığına ve ibadete yalnızca O’nun layık olduğuna iman etmektir.
İhlâs suresinde Cenâb-ı Hakk’ın bir olduğu, bütün varlıkların kendisine muhtaç bulunduğu, doğurmadığı, doğurulmadığı ve hiçbir varlığın O’na denk olmadığı beyan edilmektedir.
Mümin, Rabbini kendi zihninde oluşturduğu tasavvurlarla veya yaratılmışlara benzeterek değil; Kur’an-ı Kerim’de ve sahih sünnette bildirilen isim ve sıfatlarıyla tanımaya çalışır. Çünkü Allah-u Teâlâ, yarattığı hiçbir varlığa benzemez ve bütün noksanlıklardan münezzehtir.
Allah-u Teâlâ’yı Tanımak Kula Ne Kazandırır?
Rabbini tanımaya gayret eden kul, hayatın sahipsiz ve gayesiz olmadığını idrak eder. Kendisine verilen nimetlerin birer emanet olduğunu, yaptığı her iyiliğin ve kötülüğün Allah-u Teâlâ’nın ilminde bulunduğunu bilir.
Bu iman ve marifet bilinci, kulun hayatında şu güzel hâllerin gelişmesine vesile olabilir:
- Nimetler karşısında şükür sahibi olmak,
- Musibet ve imtihanlar karşısında sabra yönelmek,
- Allah-u Teâlâ’nın rahmetinden ümit kesmemek,
- Günahlardan sakınmaya gayret etmek,
- Kibirden ve haksızlıktan uzak durmak,
- İnsanlara ve diğer mahlûkata merhametle yaklaşmak,
- İbadetlerde ihlâs ve samimiyeti gözetmek.
Kul, Rabbini tanıdıkça kendi acziyetini de daha iyi idrak eder. Her nimetin hakiki sahibinin Cenâb-ı Hak olduğunu bilir ve kalbini yalnızca geçici dünya sebeplerine bağlamamaya gayret eder.
Lafza-i Celâl ile Dua ve Zikir
Allah-u Teâlâ’yı anmak ve O’na dua etmek kulluğun en kıymetli tezahürlerindendir. Mümin, duasına Rabbine hamd ederek başlayabilir; O’nun Esmâü’l-Hüsnâ’sını anarak ihtiyaçlarını ve niyazlarını arz edebilir.
Ancak dua ve zikir yalnızca bazı kelimelerin manası düşünülmeden tekrarlanması olarak görülmemelidir. Esas olan; dilin zikrine kalbin uyanıklığının, samimiyetin ve kulluk şuurunun eşlik etmesidir.
Allah’ım! Seni hakkıyla tanımayı, sana güzelce kulluk etmeyi, zikrinde ve şükründe daim olmayı bizlere nasip eyle. Kalplerimizi hidayetinden ayırma ve bizleri rahmetinden mahrum bırakma. Âmin.
Buradaki dua, belirli sayıda okunması gerektiği iddia edilen özel bir formül değildir. Kulun Rabbine yönelişine örnek teşkil eden bir niyazdır.
Lafza-i Celâl Hakkında Merak Edilenler
Lafza-i celâl ne anlama gelir?
Lafza-i celâl, Allah-u Teâlâ’nın zâtına mahsus olan “Allah” ism-i şerifi için kullanılan hürmetli bir ifadedir. “Celâl sahibi Rabbimizin yüce adı” manasını ifade eder.
Allah lafza-i celâli diğer güzel isimlerden farklı mıdır?
Er-Rahmân, El-Alîm ve El-Kadîr gibi isimler belirli ilâhî manaları bildirir. Allah lafza-i celâli ise bütün ilâhî isim ve sıfatların sahibi olan Zât-ı İlâhî’yi ifade eder.
Allah-u Teâlâ’nın isimleri yalnızca 99 mudur?
İslam geleneğinde doksan dokuz ism-i şerif özel olarak meşhur olmuştur. Bununla beraber birçok İslam âlimi, Allah-u Teâlâ’nın güzel isimlerinin yalnızca yaygın olarak bilinen doksan dokuz isimle sınırlandırılamayacağını belirtmiştir. Bu seri, Müslümanlar arasında yaygın biçimde bilinen Esmâü’l-Hüsnâ listesini açıklamayı amaçlamaktadır.
Esmâü’l-Hüsnâ’yı öğrenmenin gayesi nedir?
Asıl gaye yalnızca isimleri ezberlemek değil; Rabbimizi bu isimlerin ifade ettiği yüce manalarla tanımaya çalışmak, O’na iman ve teslimiyetimizi kuvvetlendirmek ve kulluk hayatımızı güzelleştirmektir.
Netice
Allah lafza-i celâli, bütün güzel isimlerin sahibini ve ibadete yalnızca kendisi layık olan Rabbimizi ifade eder. Bu ism-i şerifi anlamaya çalışmak, yalnızca bir kelimenin sözlük manasını öğrenmek değildir. İnsanın Rabbini, yaratılış gayesini ve kulluk sorumluluğunu tefekkür etmesine vesile olan manevi bir yolculuktur.
Allah-u Teâlâ, kendisini güzel isimleriyle tanımayı, zikretmeyi ve bu marifetin gerektirdiği güzel ahlâkla yaşamayı cümlemize nasip eylesin. Âmin.
Esmâü’l-Hüsnâ serimizin bir sonraki bölümünde, Cenâb-ı Hakk’ın bütün mahlûkatı kuşatan engin rahmetini bildiren Er-Rahmân ism-i şerifini ele alacağız.
İstifade Edilen Kaynaklar
Web projenizi birlikte değerlendirelim
Hız, güvenlik ve dönüşüm hedeflerinize uygun yalın bir yol haritası çıkaralım.
Projenizi Konuşalım →Ahmet Yılmaz — Kod Uzmanı
Web geliştirme, PHP, performans optimizasyonu ve mobil uygulama geliştirme alanlarında çalışan yazılım geliştirici.
Yazar ve editoryal yaklaşım →
💬 Yorumlar 0
Düşüncelerinizi Paylaşın
Bu rehber için henüz onaylanmış yorum yok.